Hayber Yahudilerinden Amirin Yesar adında Habeşli (Zenci) bir kölesi vardı ve onun davarını güderdi. 251
Yesar; Peygamberimiz aleyhisselamın Hayber kalelerinden bazısını kuşattığı sırada252 Hayberlilerin silaha sanldıklarını görünce, onlara:
" Siz ne yapmak istiyorsunuz?" diye sormuştu. Onlar da:
" Şu peygamber olduğunu söyleyen kişi ile çarpışacağız! " demişlerdi.
Peygamber sözü, kalbine işledi.
Davarını sürüp Peygamberimiz aleyhisselamın yanına geldi. 253
Peygamberimiz aleyhisselama:
" Ey Muhammed! Sen neler söylüyor ve nelere davet ediyorsun?" diye sordu.
Peygamberimiz aleyhisselam:
" İslâmiyete, Allah'tan başka hiçbir ilah olmadığına şehadete, Allahtan başkasına ibadet etmemeye ve benim de Resûlullah olduğuma şehadete davet ediyorum! " buyurdu. 254
Yesar:
" Ben böyle şehadet getirir ve Allah'a iman edersem, bana ne var?" diye sordu.
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Bu iman ve şehadet üzerine ölürsen, sana Cennet var! " buyurunca, 255 Yesar:
" Yâ Rasûlallah! Bana İslâmiyeti, nasıl Müslüman olacağımı anlat! " dedi.
Peygamberimiz aleyhisselam İslâmiyeti anlatınca, Yesar Müslüman oldu.
Peygamberimiz aleyhisselam İslâmiyete davette hiç kimseyi hor görmez, küçümsemezdi. 256
Yesar, Müslüman olunca:
" Yâ Rasûlallah! Ben şu davarların sahibinin işçisiyim. Bu davarlar benim yanımda bir emanettir.
Şimdi ben bunları ne yapayım?" diye sordu. 257
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Onları karargâhtan dışarı çıkar, onlara bağır ve ufak taşlar at!
Muhakkak ki, Yüce Allah sana emanetini eda ettirecek, 258 onlar sahipleri yanına döneceklerdir! " buyurdu. 259
Yesar hemen kalkıp yerden bir avuç kum aldı, davarların yüzlerine attı ve:
" Sen sahibine dön! Vallahi, ben artık sana sahip olamayacağım! " dedi. 260
Davarlar, sanki çoban tarafından sürülüyorlarmış gibi, kaleye girinceye kadar, topluca gittiler, sahiplerinin yanına döndüler. 261
Yesar'ın Müslüman olduğunu anladılar. 262
Hazret-i Ali'nin sancağı çekip kaleye dalarak çarpıştığı sırada, Yesar da Hazret-i Ali'nin yanında çarpıştı. 263
Daha Allah'a bir vakit bile namaz kılamadan, bir tek secde bile yapamadan şehit oldu! 264
Yesar, Yahudilerin attıkları taşla veya okla şehit oldu.
Yesar, Peygamberimiz aleyhisselamın yanına getirilip arkasının üzerine yatırıldı, üzerine de bir örtü örtüldü.
Peygamberimiz aleyhisselam, ona dönüp baktı.
Ashab-ı Kiram da, dönüp baktılar.
Peygamberimiz aleyhisselam, ondan, hemen yüzünü başka tarafa çevirdi.
Ashab:
" Yâ Rasûlallah! Sen ondan ne için yüzünü çevirdin?" diye sordular.
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Şimdi, onun yanında Cennet hurilerinden iki zevcesi bulunduğunu, 265 onların onun elbisesiyle vücudu arasına girmekte birbirleriyle nizalaştıklarını gördüm! 266
Allah, bu kuluna yardım edip, onu Hayber'e şevketti" buyurdu. 267
Huriler, Yesar'ın yüzünden tozları silerlerken:
" Allah seni toza toprağa bulayanın yüzünü toza toprağa bulasın! Seni öldüreni öldürsün! " demekte idiler. 268
-------------------------------------
251. Aynı kaynaklar.
252. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 358, İbn Abdilberr, İstiâb, c. 1, s. 85, Beyhakî Delâilü'n-nübüvve, c. 4, s. 220, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 142.
253. Vâkıdî, c. 2, s. 649, Beyhakî, Delâil, c. 4, s. 220, İbn Kayyım, Zâdu'l-mead, c. 2, s. 150, Zehebî, Megâzî, s. 347, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 190.
254. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 649, Beyhakî, c. 4, s. 220, İbn Kayyım, c. 2, s. 150, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 190, 191.
255. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 287, 288, Beyhakî, c. 4, s. 220, İbn Kayyım, c. 2, s. 150, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 190, 191.
256. İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 359, İbn Abdilberr, c. 1, s. 85, İbn Seyyid, c. 2, s. 142.
257. İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 359, İbn Abdilberr, c. 1, s. 85, Beyhakî, c. 4, s. 220, Zehebî, s. 347, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 191.
258. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 649, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 4, s. 220, İbn Kayyım Zâdu'l-mead, c. 2, s. 150, Zehebî, Megâzî, s. 347, Ebu’l-Fidâ, el-Bidâye ve 'n-n ihâye, c. 4, s. 191.
259. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 359, İbn Abdilberr, İstiâb, c. 1, s. 85, Beyhakî, Delâil, c. 4, s. 220, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 142, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 191.
260. Vâkıdî, c. 2, s. 649, Beyhakî, c. 4, s. 220, İbn Seyyid, c. 2, s. 142.
261. Aynı kaynaklar.
262. Vâkıdî, c. 2, s. 649, Beyhakî, c. 4, s. 220, İbn Kayyım, c. 2, s. 150, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 191.
263. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 649.
264. İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 359, Zehebî, s. 347, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 191 , İbn Kayyım, c. 2, s. 150.
265. İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 359, İbn Abdilberr, c. 1, s. 85, 86, İbn Seyyid, c. 2, s. 142.
266. Beyhakî, Delâil, c. 4, s. 221, Zehebî, s. 348, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 191, İbn Kayyım, c. 2, s. 150.
267. Beyhakî, c. 4, s. 220, Ebu’l-Fidâ, c. 4, s. 191, İbn Kayyım, c. 2, s. 150.
268. İbn İshak, İbn Hişam, c. 3, s. 359, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 142.