İSLÂM TARİHİ / MEDİNE DEVRİ |
| |
Ebi'l-Hukayk Hanedanına Ait Hazine Hakkında Soruşturma Yapılışı ve Hazinenin Gömülü Bulunduğu Yerden Çıkarılışı |
||
Hayber fethedilince, birçok emtia ile sığır, deve, davar vesaire ele geçirildi. Fakat, Hayber'dekilerin ne altınlarına, ne de gümüşlerine rastlanabildi. 320
Halbuki, Benî Nadfr Yahudileri Medine'deki yurtlarından çıkıp Hayber'e giderlerken, Ebu Râfi'Sellâm b. Ebi'l-Hukayk; içinde altın, gümüş ve kıymetli madenlerle zinet eşyası saklanılan deve tulumunu kaldırarak:
" Bu, bizim dünyayı alçaltmak ve yükseltmek için hazırladığımız şeydir! " diyerek bağırmıştı. 321
Bu hazine; önce koyun tulumuna doldurulmuştu. Çoğalınca, öküz tulumuna, daha çoğalınca da deve tulumuna konulmuştu. 322
Bu hazine; Ebi'l-Hukayk hanedanının büyüklerinden, büyüklerine devredile edile saklanmakta idi.
Mekke eşrafı, düğünleri olunca, Hayber'e gidip Ebi'l-Hukayk'ın büyüğüne başvurarak bu zinet eşyasından bazısını rehine karşılığında ondan bir ay süre ile emaneten alırdı. 323
Hatta, bir kez, bu zinet eşyasından birşey kaybolmuştu.
Onu kaybeden kişi, bedelini 10. 000 dinar (altın) olarak ödemişti.
İbn Ebi'l-Hukayk; bu hazineyi ve daha pek çok malları Peygamberimiz aleyhisselamdan saklamıştı. 324
Kinane b. Rebi' b. Ebi'l-Hukayk ile Kinane'nin kardeşi ve amcasının oğlu Rebia, Peygamberimiz aleyhisselamın huzuruna getirildiler. 325
Peygamberimiz aleyhisselamın huzuruna getirilenler arasında Huyey b. Ahtab'ın amcası Sa'ye (Salebe) b. Sellâm (Amr) b. Ebi'l-Hukayk da bulunuyordu. 326
Peygamberimiz aleyhisselam, onlara:
" Ey Ebi'l-Hukayk oğulları! Ben sizin Allah'a ve Allah'ın Resûlüne karşı duyduğunuz düşmanlığınızı biliyorum!
Bununla birlikte, sizin bu düşmanlığınız, adamlarınıza verdiğim eman ve himaye taahhüdünü size de vermeme engel olmamış; ganimet mallarından herhangi birşeyi benden gizlememek, kaçırmamak şartıyla size eman vermişimdir!
Benden birşey gizleyecek olursanız, kanlarınızı dökmek, bizim için helâl olur! 327 Allah'ın ve Resûlünün eman ve himaye taahhüdünden uzak kalırsınız! " buyurdu328 ve:
" Sizi Medine'den sürüp çıkardığım zaman, Medine'den getirdiğiniz, 329 Mekkelilere emaneten veregeldiğiniz zinet eşyasıyla nakitleri içinde sakladığınız hazine tulumlarınız nerededir?330
Filandaki, filandaki hazine tulumlarınızı ne yaptınız?" diye sordu. 331
" Ey Ebu'l-Kasım! Biz onları savaşlarımızda harcadık!
Vallahi, elimizde onlardan hiçbir şey kalmadı ! 332
Bizi Medine'den çıkardığın zaman, onlarla geçindik. 333
Savaşlar ve geçimler, onların hepsini sürüp götürdü. 334
Onlardan, elimizde hiçbir şey kalmadı! " dediler ve bu husustaki sözlerini de yeminler ederek pekiştirdiler. 335
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Söylediklerinize dikkat ediniz! 336 (Aradan) geçen zaman az, (gizlenen) mal ise ondan çok fazladır! ? (Az zamanda o kadar çok mal nasıl harcanıp tükenir?)337 Ne dersiniz? Bu hazineyi, sizin yanınızda bulursam, sizi öldüreyim mi?" diye sordu.
" Evet! Öldür! " dediler. 338
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Bu hazine sizin yanınızda çıkacak olursa, Allah'ın ve Resûlünün hakkınızda vermiş olduğu eman ve himaye taahhüdü sizden uzak kalsın mı?" diye sordu.
" Evet! Uzak kalsın! " dediler. 339
Peygamberimiz aleyhisselam:
" Eğer benden birşey sakladığınızı tesbit edersem, kanlarınızı dökmeyi ve çoluk ve çocuklarınızı esir etmeyi helâl sayarım ! 340
Bütün mallarınızı almak, kanlarınızı dökmek, bana helâl olur.
Size vermiş olduğum eman ve himaye taahhüdü ortadan kalkar! " buyurdu.
" Olur! Eğer senden birşey sakladığımız anlaşılırsa, bize verdiğin eman sözünü geri al ve kanlarımızı dök! " dediler.
Peygamberimiz aleyhisselam, onların bu sözlerine Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Ali ve Zübeyr b. Avvam ile Yahudilerden on kişiyi şahit tuttu. 341
Yahudilerden bir adam, kalkıp Kinane b. Ebi'l-Hukayk'a doğru vardı ve yavaşça:
" Muhammed'in senden istediği şey senin yanında ise veya bunun hakkında birşey biliyorsan ona bildir de, kanını, canını kurtar!
Aksi takdirde, vallahi, o muhakkak bunu elde etmeye muvaffak olacak, Allah onu bundan başkasına da, bizim bildirmediğimiz şeylere de vâkıf kılacaktır! " dedi.
Kinane b. Ebi'l-Hukayk azarlayınca, Yahudi bir köşeye çekilip oturdu. 342
Peygamberimiz aleyhisselam, Kinane b. Ebi'l-Hukayk'a:
" Ne dersin, hazineyi senin yanında bulacak olursak, senin boynunu vurayım mı?" diye tekrar sordu.
Kinane:
" Evet! Bulursan, vur! " dedi. 343
-------------------------------------
320. Buhârî, Sahîh, c. 5, s. 81.
321. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 375. Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 2, s. 565, 566, 746.
322. Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 2, s. 46, Halebî, İnsan, c. 2, s. 746.
323. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 671, Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 2, s. 46, Halebî, İnsan, c. 2, s. 746.
324. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279.
325. İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 112.
326. İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 138, Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 2, s. 745.
327. Ebu Ubeyd, Kitâbu'l-emvâl, s. 242, Belâzurî, Fütûhu'l-buldan, c. 1, s. 30.
328. İmam , Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 671, İbn Kayyım, Zâdu'l-mead, c. 2, s. 151.
329. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279, İbn Kayyım , Zâdu'l-mead, c. 2, s. 151.
330. İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 112, Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 2, s. 746.
331. Ebu Ubeyd, Kitâbu'l-emvâl, s. 242, Belâzurî, Fütûhu'l-büldân, c. 1, s. 30.
332. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1 , s. 279, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 671, Ebu Ubeyd, Kitâbu'l-emvâl, s. 242, Belâzurî, Fütûhu'l-büldân, c. 1, s. 30.
333. Heysemî, Mecmau'z-zevâid, c. 6, s. 152.
334. Belâzurî, Fütûhu'l-büldân, c. 1, s. 26, Beyhakî, Sünen, c. 9, s. 137, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 2, s. 138, İbn Kayyım , Zâdu'l-mead, c. 2, s. 151, Ebu’l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 199, Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 2, s. 745.
335. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 671.
336. Heysemî, Mecmau'z-zevâid, c. 6, s. 152.
337. Belâzurî, Fütûhu'l-büldân, c. 1 , s. 26, Beyhakî, Sünen, c. 9, s. 137, İbn Kayyım , Zâdu'l-mead, c. 2, s. 151 , Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 199, Halebî, c. 2, s. 746.
338. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 279.
339. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 280, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 671, 672.
340. İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 2, s. 112, Heysemî, Mecmau'z-zevâid, c. 6, s. 152.
341. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 280, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 672.
342. İmam Muhammed, Siyeru'l-kebîr, c. 1, s. 280, Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 672, Diyarbekrî, Târîhu'l-hamîs, c. 2, s. 46.
343. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 3, s. 351, Taberî, Târîh, c. 3, s. 93, Halebî, İnsânu'l-uyûn, c. 2, s. 746.