Hazret-i Aişe der ki:

" Resûlullah aleyhisselamın ruhu kabzolununca, Araplar irtidad etti, nifak kabardı. Babamın üzerine çöken sabit dağların üzerine çökseydi, muhakkak onları ufaltırdı ! " 580

Ebu Hureyre de:

" Eğer Ebu Bekir olmasaydı, Muhammed aleyhisselamın Vefâtından sonra ümmet-i Muhammed helak olurdu! " demiştir. 581

Hazret-i Âişe:

" Babam Arapların irtidad ettikleri günlerde kılıcını sıyırıp devesine binince, Ali b. Ebu Talib yanına vardı, devesinin yularından tuttu ve:

'Sana Resûlullah aleyhisselamın Uhud savaşı gününde söylediğini söylüyorum. [O, sana]:

Sok kınına kılıcını da, kendini tehlikeye atıp bizi acı içinde bırakma!

Vallahi, senin başına bir felaket gelecek olursa, senden sonra arbk İslâmiyet temelli düzelmez! 'dedi" demiştir. 582

Yine Hazret-i Âişe'nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz aleyhisselamın Vefâtı üzerine Arap kabilelerinden birçokları irtidad ettiler. Yahudilik, Hıristiyanlık ve münafıklık ortaya çıkmaya başladı.

Müslümanlar, kış gecesinde yağmura tutulup dağılan koyunlara döndüler.

Hatta, o sırada Mekkelilerin çoğu İslâmiyetten dönmeye hazırlandılar.

Mekke valisi Atfâb b. Esîd gizlendi. 583

Süheyl b. Amr, Kabe'nin kapısına dikilerek Mekkelilere seslendi.

Başına toplanınca:

" Ey Mekkeliler! Siz, Müslüman olanların sonuncusu oldunuz! Sakın irtidad edenlerin, Müslümanlıktan dönenlerin ilki olmayınız!

Vallahi, Yüce Allah, Resûlullah aleyhisselamın buyurduğu gibi, bu işi muhakkak tamamlayacaktır!

Ben, onun (Peygamber aleyhisselamın) şu bulunduğum yerde tek başına dikilerek:

'Benimle birlikte lâ ilahe illallah deyiniz de, size bakarak Araplar dine girip, Arap olmayanlarda size cizye ödesin!

Vallahi Kisrâ'nın ve Kayser'in hazineleri Allah yolunda harcanacaktır! ' buyurduğunu işitmişimdir!

Alay edenlerin zekat ve sadaka tahsildarı olduğunu gördünüz!

Vallahi, geri kalan va'dleri de vuku bulacaktır! 584

Vallahi, ben iyi biliyorum ki, güneşin batması ve doğması devam ettiği müddetçe, bu din devam edecektir!

Aranızdaki o kişi sizi aldatmasın!

Benim bildiğim bu işi o kişi de biliyor, fakat Hâşimoğullarına olan kıskançlığı onun kalbini mühürlemiştir! 585

Ey insanlar! Ben Kureyşîlerin karada ve denizde en çok taşıtları bulunanıyım!

Siz emîrinize itaat ediniz ve zekatlarınızı ona ödeyiniz!

Eğer İslâmiyet sonuna kadar devam etmezse, ben sizin zekatlarınızı size geri vermeye kefilim! " dedi ve ağladı.

Bunun üzerine halk yatıştı. 586

Süheyl b. Amr yaptığı tesirli konuşma ile Mekkelileri irtidaddan vazgeçilince, Mekke valisi Attâb b. Esîd ortaya çıkabildi.

Süheyl b. Amr Bedir savaşına müşriklerle birlikte katılıp esir edildiği zaman, Peygamberimiz aleyhisselamın Hazret-i Ömer'e onun hakkında:

" Yermeyeceğin, hoşlanacağın bir makamda dikilip halka hitapta bulunması da me'muldür! " hadisi ile haber verdiği hoşa gidecek makamdaki konuşmasından maksadının ve konuşması ve hizmetinin ne olduğu anlaşıldı. 587

Hazret-i Ömer de, Süheyl'in konuşmasını işittiği zaman, Peygamberimiz aleyhisselamın onun hakkında söylemiş olduğu sözü hatırlamış ve:

" Ben şehadet ederim ki; sen muhakkak Resûlullahsın! " demekten kendini alamamıştır. 588

-------------------------------------

580. Taberânî, Mu'cemü's-sağîr, c. 2, s. 101.

581. Süheylî, Ravdu'l-ünüf, c. 7, s. 591.

582. Demirî, Hayâtü'l-havvan, c. 1 , s. 70-71.

583. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 316.

584. İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 324-325.

585. İbn Abdilberr, İstiâb, c. 2, s. 670-671.

586. Belâzurî, Ensâb, c. 1 , s. 304.

587. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 4, s. 303-304.

588. Vâkıdî, Megâzî, c. 1, s. 107.