Namaz, farz, vacib, sünnet ve nafile olmak üzere dört çeşittir.

Farz olanlar ikiye ayrılır 1) Farz-ı ayn, 2) Farz-ı kifâye.

Farz-ı ayn olanlarda ikiye ayrılır 1) Her gün ve gecede beş vakitte kılınan namazlar. 2) Cuma günü kılınan Cuma namazı.

Farz-ı kifâye olan namaz da, cenaze namazıdır.

Vacib namazlar ikidir 1 Vitir namazı, 2 Ramazan ve Kurban Bayramı namazları.

Sünnet ve nafile olan namazlara gelince; onlar da beş vakit namazların tarzlarıyla birlikte kılınan sünnet namazlarla, Ramazan'da kılınan teravih namazı ile geceleri nafile olarak kılınan teheccüd namazı, gündüzleri nafile olarak kılınan kuşluk namazı vesair nafile namazlardır. 143

Hazret-i Âişe'nin bildirdiğine göre; Peygamberimiz aleyhisselam sabah namazının farzından önce evinde iki rekat, öğle namazının farzından önce evinde dört rekat, farzından sonra evinde iki rekat, 144 ikindi namazının farzından önce evinde dört rekat, akşam namazının farzından sonra evinde iki rekat, yatsı namazının farzından sonra evinde iki rekat nafile namaz kılardı. 145 Bunu dört rekat kıldığı da olurdu. 146

Yatsının nazîri olan öğlenin ilk dört rekatına kıyasla, yatsı namazının farzından önce de-Peygamberimiz aleyhisselamın dilersek kendiliğimizden kılabileceğimiz hakkındaki müsaadesine uyularak-dört rekat namaz kılınması güzel görülmüş ve mendub olarak kilınagelmiştir.

Saîd b. Hişam der ki:

" Âişeye:

'Ey mü'minlerin annesi! Resûlullah aleyhisselamın gece namazını bana haber ver! ' dedim.

'Sen, 'Ey esvabına bürünen Resûlüm! Gecenin birazı hariç olmak üzere, kalk! Gecenin yarısı miktarınca yahut ondan birazını eksilt! Yahut o yarının üzerine ekleyip arttır! Kur'ân'ı da açık açık, tane tane oku! ' [Müzzemmil: 1-4] âyetlerini okumuyor musun?! ' dedi.

'Evet! Okuyorum! ' dedim. 147

'İşte, Resûlullah aleyhisselama başlangıçta gece namazı böyle farzdı' dedi. 148

'Müslümanlarda, ayaklan şişinceye kadar namazda dururlardı.

Yüce Allah, Müzzemmil sûresinin son âyetini indirinceye kadar, onları oniki ay tuttu.

Sonra:

'... O Allah, bunu (saatlerin miktarını) sizin sayamayacağınızı bildiği için, size karşı ruhsat tarafına döndü. Artık, Kur’ân'dan, kolay geleni okuyunuz' [Müzzemmil: 20] hükmünü indirince, gece namazı, farzlardan sonra nafile oldu' dedi." 149

Bununla beraber, Peygamberimiz aleyhisselam gece namazını bırakmamış, yaşlanıp ayakta duramadığı zaman da oturarak kılmaya devam etmiştir. 150

Peygamberimiz aleyhisselamın kıyamda ayakları şişinceye kadar durmaya devam ettiği sıralarda, 151 Hazret-i Âişe:

" Yâ Rasûlallah! Bu zahmete niye katlanıyorsun?152

Allah senin geçmişteki, gelecekteki günahlarını bağışladı ya! ?" dedikçe, Resûlullah aleyhisselam:

" Ben şükredici bir kul da mı olmayayım?" buyururdu. 153

" Hangi namaz efdal ve üstündür?" sorusuna, Peygamberimiz aleyhisselam:

" Kunûtu (kıyamı) uzun olandır! " buyurmuş; 154

" Farzlardan sonra efdal ve üstün namaz, geceyarısında kılınan namazdır. 155 Gecede öyle bir saat vardır ki, Müslüman bir kimse o saate rastlar da Allah'tan dünya ve ahiret işlerine ait bir hayır isterse, o isteğini Allah ona verir. Bu, her gece böyledir! " buyurmuştur. 156

" Yüce Rabbimiz, her gece, gecenin son üçte biri kaldığında (mekândan münezzeh olarak) dünya semasına iner de:

'Hani Bana dua eden ki, duasını kabul edeyim!

Hani Benden dilekte bulunan ki, dileğini vereyim!

Hani Benden yarlıganmak dileyen ki, kendisini yarlıgayayım! ' buyurur." 157

" Hiçbir kul yok ki, Allah'a bir secde etsin de, Allah onu o secdesine karşılık bir derece yükseltmiş, bir günahını düşmüş158 ve kendisi için bir hasene (sevap) yazmış olmasın! " 159

" Kıyamet gününde kulun amelinden hesap vereceği ilk şey namazdır!

Eğer o tam ve sağlam olursa, kul korktuğundan kurtulur ve umduğuna nail olur!

Eğer kul farzdan birşey eksiltmişse sânı yüce olan Allah:

'Bakınız! Kulumun nafile olan namazı var mıdır?' buyurur.

Farzdan eksilttiği miktar onunla doldurulur, tamamlanır.

Sair ameli hakkında da böyle muamele olunur." 160

Peygamberimiz aleyhisselam nafile namazlarını umumiyetle evlerinde kılar, çıkıp farzları Müslümanlara mescidde kıldırırdı. 161

Abdullah b. Amr der ki:

" Resûlullah aleyhisselam, bana:

'Ey Abdullah! Sakın, sen filan gibi olma!

O geceleyin kalkıp namaz kılardı da, şimdi gece namazını bıraktı! ' buyurdu." 162

Peygamberimiz aleyhisselam:

" Farz namazlardan sonra namazların efdal ve üstünü gece namazıdır." 163

" Kim geceleyin uyanır ve zevcesini de uyandırarak iki rekat namaz kılarlarsa, kendileri Yüce Allah'ı çok zikreden erkekler ve kadınlar zümresinden yazılır ve sayılırlar" buyurmuş; 164 Kur'ân-ı Kerîm'de de:

" ... Allah'ı çok zikreden erkeklerle Allah'ı çok zikreden kadınlar için de Allah bir mağfiret ve pek büyük bir ecir ve mükâfat hazırlamıştır" buyurulmustur. (Ahzâb: 35)

Peygamberimiz aleyhisselam Ramazan gecelerinde aynca teravih namazı kılar ve bunu kılmalarını Müslümanlara da önemle tavsiye buyururdu.

Bilhassa Ramazan'ın son on gecesini ibadetle ihyaya son derecede önem verir, ev halkını da uyandırırdı. 165

Peygamberimiz aleyhisselam, amcası Hazret-i Abbas'a:

" Ey Abbas! Ey amcacığım! Ben sana bir ihsanda bulunayım mı?166 Sana akrabalık hakkını ödeyeyim, sana yararlı olayım mı?" diye sordu. 167

Hazret-i Abbas:

" Evet yâ Rasûlallah! " dedi. 168

Peygamberimiz aleyhisselam:

" Ben sana on şeyi haber vereyim ki, onları işlediğin zaman, Allah senin günahının evvelini ve ahirini, yenisini ve eskisini, kasıtlısını ve kasıtsızını, küçüğünü ve büyüğünü, gizlisini ve açığını bağışlasın! 169

Ey amca! 170 O on şey şunlardır 171

Dört rekat namaz kılarsın. Her rekatta Fatihayla birlikte bir sûre okursun. İlk rekatın kıraati bitince ayakta olduğun halde on beş kere 'Sübhânallahi velhamdulillahi ve lâ ilahe illallahu vallahu ekber' dersin.

Rükûa gidersin ve rükuda iken bunu on kere söylersin.

Sonra rükûdan başını kaldırır, ayakta dikilmiş olduğun halde bunu on kere söylersin.

Sonra secdeye gidersin. Secdede bunu on kere söylersin.

Sonra secdeden başını kaldırırsın, orada bunu on kere söylersin.

Tekrar secdeye gidersin. Secdede bunu on kere söylersin.

Sonra secdeden başını kaldırırsın, orada bunu on kere daha söylersin.

Bu, her rekatta 75 eder. 172

Bunu rekatların dördünde de yaparsın. 173

Dört rekatta 300 eder.

Artık, senin günahların Alic* kumlarının sayısı kadar da olsa, Allah seni bağışlar! 174

Bunu her gün bir kere kılmaya gücün yeterse, kıl! " buyurdu. 175

Hazret-i Abbas:

" Yâ Rasûlallah! Bunu her gün söylemeye kimin gücü yeter?! " dedi. 176

Peygamberimiz aleyhisselam:

" Her gün kılmaya gücün yetmezse her Cuma bir kere kıl!

Her Cuma kılmaya gücün yetmezse her ay bir kere kıl!

Her ay kılmaya gücün yetmezse her yıl bir kere kıl!

Her yıl kılmaya gücün yetmezse ömründe bir kez olsun kıl! " buyurdu. 177

Peygamberimiz aleyhisselam, gündüz nafilelerinden kıldıkları kuşluk namazını, iki, dört, altı ve sekiz rekat olarak kılardı. 178

Peygamberimiz aleyhisselam, bu namazı Mekke'nin fethinde sekiz rekat olarak kılmıştır. 179

Peygamberimiz aleyhisselam, kendisine hizmet eden bir zâta:

" Bir hacetin, dileğin var mı?" diye sorar dururdu.

Günlerden bir gün, yine ona böyle sorduğu zaman:

" Dileğim vardır yâ Rasûlallah! " dedi.

Peygamberimiz aleyhisselam, ona:

" Nedir dileğin?" diye sordu.

" Kıyamet günü bana şefaat etmendir! " deyince, Peygamberimiz aleyhisselam:

" Bunu istemen için sana kim yol gösterdi?" diye sordu.

" Rabbim gösterdi! " dedi.

Peygamberimiz aleyhisselam, ona:

" Sen de, çokça secdeler, namazlarla bana bu hususta yardımcı olmalısın! " buyurdu. 180

-------------------------------------

143. Kâşânî, c. 1, s. 89, 284-299.

144. Ahmed, c. 6, s. 30, Müslim, c. 1. S. 504, Ebu Dâvud, c. 2, s. 18-19.

145. Ahmed, c. 6, s. 30, Müslim, c. 1, s. 504, Ebu Dâvud, c. 2, s. 18.

146. Ahmed. c. 1, s. 341, Buhârî, c. 1, s. 37, Ebu Dâvud, c. 2, s. 45.

147. Ebu Dâvud, Sünen, c. 2, s. 340, Nesâî, Sünen, c. 3, s. 199-200.

148. Taberânî, c. 2, s. 139.

149. Ebu Dâvud, c. 2, s. 41, Nesâî, c. 3, s. 200, Taberânî, c. 2, s. 139.

150. Ebu Dâvud, c. 2, s. 41.

151. Abdurrezzak, Musannef, c. 3, s. 50, İbn Sa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1, s. 384, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, s. 251 , Buhârî, Sahih, c. 7, s. 183, Tirmizî, Sünen, c. 2, s. 269, Şemail, s. 44, Nesâî, c. 3, s. 219.

152. Tirmizî, c. 2, s. 29, Şemail, s. 44.

153. Abdurrezzak, Musannef, c. 3, s. 50, Ahmed, c. 4, s. 51, 65, 115, Buhârî, Sahîh, c. 7, s. 183, Tirmizî, c. 2, s. 269, Şemâil, s. 44, Nesâî, c. 3, s. 219, Taberânî, c. 2, s. 71.

154. Ahmed, c. 3, s. 412, Müslim, c. 1, s. 520, İbn Mâce, c. 1. S. 456.

155. Dârimî. c. 1 , s. 285.

156. Müslim, c. 1, s. 521.

157. Mâlik, c. 1, s. 214, Ahmed, c. 2, s. 267, Buhârî, c. 8, s. 197, Müslim, c. 1, s. 521, Dârimî, c. 1, s. 286-287.

158. Abdurrezzak, c. 3, s. 73, Ahmed, c. 2, s. 164, 280, Tirmizî, c. 2, s. 231, Nesâî, c. 4, s. 228, Dârimî, c. 1, s. 281.

159. Abdurrezzak, c, s. 73, Ahmed, c. 5, s. 164.

160. Ahmed, Müsned, c. 2, s. 290, Tirmizî, c. 2, s. 270, Nesâî, c. 1, s. 232-233, İbn Mâce, c. 1 , s. 458, Dârimî, c. 1, s. 254.

161. Ahmed, c. 6, s. 30, Ebu Dâvud, c. 2, s. 18-19.

162. Müslim, c. 2, s. 814, Nesâî, c. 3, s. 253.

163. Tirmizî, c. 2, s. 301, Nesâî, c. 3, s. 207.

164. Abdurrezzak, Musannef, c. 3, s. 48, İbn Ebi Şeybe, Musannef, c. 2, s. 271, Ebu Dâvud, c. 2, s. 70.

165. Ebu Dâvud, c. 2, s. 49-50.

166. Ebu Dâvud, c. 2, s. 29, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

167. Ebu Dâvud, c. 2, s. 29, Tirmizî, c. 2, s. 350, İbn Mâce, c. 1, s. 442.

168. Tirmizî, c. 2, s. 350, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

169. Ebu Dâvud, c. 2, s. 29, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

170. Tirmizî, c. 2, s. 350.

171. Ebu Dâvud, c. 2, s. 29, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

172. Ebu Dâvud, c. 2, s. 29-30, Tirmizî, c. 2, s. 350-351, İbn Mâce, c. 1, s. 442.

173. Ebu Dâvud, c. 2, s. 30, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

* Alic; Mekke yolu üzerinde Tayyi'lerden Beni Behterlilerin kondukları karyelerle Feyd arasında susuz, dört gecelik bir kumluk yerdir (Yâkût, Mu'cemu'l-büldân, c. 4, s. 70).

174. Tirmizî, c. 2, s. 351, İbn Mâce, c. 1, s. 442.

175. Ebu Dâvud, c. 2, s. 30, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

176. Tirmizî, c. 2, s. 351, İbn Mâce, c. 1, s. 442.

177. Ebu Dâvud, c. 2, s. 30, İbn Mâce, c. 1, s. 443.

178. Abdurrezzak, Musannef, c. 3, s. 74.

179. Abdurrezzak, c. 3, s. 76, Ahmed, c. 6, s. 341, Buhârî, c. 2, s. 53, Ebu Dâvud, c. 2, s. 28, İbn Mâce, c. 1, s. 419.

180. Ahmed, c. 3, s. 500.