Kendisine Hayber ganimetinden bir pay verilmesi isteği reddedildikten sonra ve Ebi'l-Hukayk oğulları öldürülmezden önce, Uyeyne b. Hısn, Yahudilerin yanına varıp onları ayartmaya çalıştı ve:

" Ben bugünkü gibi bir iş daha görmedim. Vallahi, ben Muhammed'i sizden başkasının yere serebileceğini sanmaz ve kendi kendime:

'Bunlar, kalelere, askere, güce ve seıvetlere sahiptirler! ' derdim.

Sizler, şu sarp ve aşılmaz kaleler içinde olduğunuz, şu bol yiyecek ve içecekler, hiç kesilmeyen sular önünüzde bulunduğu halde, demek ellerinizi ona teslim ettiniz, bağlattınız hâ?! " dedi.

Yahudiler

" Biz, Zübeyr kalesinde korunmak ve direnmek istemiştik.

Fakat, su kanalımız kesildi.

Hararet bastı. Orada tutunmak, yaşamak, bizim için mümkün olmadı! " dediler.

Uyeyne b. Hısn:

" Siz Nâim kalelerinden kaçıp Zübeyr kalesine gitmiştiniz. Orada kimler öldürüldü?" dedi.

Yahudiler, öldürülenleri haberverdiler.

Uyeyne b. Hısn:

" Vallahi, cesaret ve sebat sahipleri hep öldürülmüşler!

Artık, Hicaz'da Yahudiler için dirlik düzenlik yoktur! " dedi.

Salebe b. Sellâm b. Ebi'l-Hukayk, Uyeyne'nin söylediklerini işitti.

Kendisinin akılca zayıf ve sözlerini birbirine karıştırır bir kimse olduğu sanılırdı.

Salebe:

" Ey Uyeyne! Sen onları aldattın! Onlardan ayrıldın.

Muhammed'le yaptıkları çarpışmalarında onları yalnız bıraktın!

Sen bundan önce Benî Kurayzalara da böyle yapmıştın! " dedi.

Uyeyne b. Hısn:

" Muhammed ev halkımız hakkında bize tuzak kurdu: Biz, o bağırıcıyı işittiğimiz zaman, Muhammed'in ev halkımıza arkamızdan baskın yaptığını sanmış, hemen yanlarına dönmüştük. Fakat, kendilerinde böyle birşey göremeyince, size yardım edelim diye tekrar gelmiştik! " dedi.

Salebe:

" Kendilerine yardım edeceğin kim kaldı ki?! Öldürülenler öldürüldü, kalanlar da Muhammed'e köle oldu!

Muhammed hepimizi esir ve mallarımızı iğtinam etti! " dedi. 364

Uyuyne b. Hısn; Müslümanların Sa'b b. Muaz kalesindeki yiyecekleri, hayvan yemlerini, kumaş ve elbiseleri taşıdıklarına bakıp:

" Ne diye hiç kimse hayvanlarımıza yem vermiyor ve bizler şu ele geçirilen yiyeceklerden yedirilmiyoruz?!

Halbuki, bu kale halkı, yanlarına gelenlere ikramda bulunurlardı! " dedi.

Müslümanlar

" Resûlullah aleyhisselam sana Zü'r-Rukaybeyi ayırdı ya! " deyince, Uyeyne sustu, konuşmasını kesti. 365

Yine, elleri boş olarak ev halkının yanına döndü.

Uyeyne b. Hısn yurduna dönünce, Haris b. Avf gelip:

" Ben sana 'Eline birşey geçmez! ' diye söylemedim mi?

Vallahi, Muhammed doğu ile batı arasındaki herkesi yenecektir!

Yahudiler bunu bize haber verir dururlardı.

Ebu Râfi' Sellâm b. Ebi'l-Hukayk'ın:

'Biz, peygamberlik hususunda, Muhammedi, Harun oğulları arasından çıkmamıştır diye kıskanıyoruz. Halbuki, o, insanlara gönderilmiş olan peygamberdir! Fakat, Yahudiler beni dinlemezler! Bizim için, iki kez boğazlanmak vardır! Biri Yesrib'de, diğeri Hayber'de! ' dediğini kulaklarımla işittiğime şehadet ederim!

O zaman, Sellâm'a:

'O, yeryüzüne hakim olacak mı?' diye sormuştum.

'Musa'ya indirilmiş olan Tevrat üzerine yemin ederim ki; evet! Fakat, Yahudilerin bu hususta söylediğim şeyi öğrenmelerini istemem! ' demişti" dedi. 366

-------------------------------------

364. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 677.

365. Vâkıdı, Megâzı, c. 2, s. 665, 666.

366. Vâkıdî, Megâzî, c. 2, s. 677, İbn Kayyım, Zâdu'l-mead, c. 2, s. 154, 155, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye ve'n-nihâye, c. 4, s. 211 , 212.