Hazret-i Ebu Bekir, Peygamberimiz aleyhisselamın yanından ayrılıp, Mesciddeki halkın yanına vardı.

Hazret-i Ömer, hâlâ Peygamberimiz aleyhisselamın Vefât etmediği hakkındaki konuşmasını sürdürüyordu.

Hazret-i Ebu Bekir, ona:

" Otur artık ey Ömer! " dedi.

Hazret-i Ömer oturmaya yanaşmadı.

Hazret-i Ebu Bekir, sözünü iki üç kere tekrarladı, 417 cemaate de seslendi; oturdular ve sustular. 418

Hazret-i Ebu Bekir kalkıp şehadet getirmeye başlayınca, cemaat Hazret-i Ömer'in konuşmasını bırakarak Hazret-i Ebu Bekir'e yöneldiler. 419

Hazret-i Ebu Bekir şöyle konuştu:

" Yüce Allah, Peygamberine daha aranızda iken ölüm haberini vermişti.

Sizlerin de (eceliniz gelince) öleceğinizi haber vermiştir.

Resûlullah aleyhisselam ölmüştür!

Sizlerden de - Yüce Allahtan başka - hiçbir kimse sağ kalmayacaktır.

Nitekim, Yüce Allah, '... Allah'ın Zâtından başka herşey helak ve yok olacaktır. Hüküm O'nundur ve sizler ancak O'na döndürülüp götürüleceksiniz! ' [Kasas: 8]

'Herşey fânidir, ancak ululuk ve ikram sahibi olan Rabbinin Zâtı bakidir! ' [Rahman: 27]

'Her can ölümü tadıcıdır. Yaptıklarınızın karşılığı, Kıyamet günü size muhakkak verilecektir! ' [Âl-i İmran: 185] buyuruyor.

Ey insanlar! 420 Dikkat ediniz! Sizlerden 421 kim Muhammed'e tapıyor ise, bilsin ki Muhammed (aleyhisselam) ölmüştür! 422

Sizlerden 423 kim de Allah'a ibadet ediyorsa, hiç şüphesiz Allah Hayydır, ölümsüzdür! 424

Yüce Allah:

'Ey Resûlüm! Elbette sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir! ' [Zümer 30]

'Muhammed bir resûlden başka birşey değildir. Ondan önce de nice resûller gelmiş geçmiştir. Şimdi o ölür yahut öldürülürse ökçenizin üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz?! ' [Âl-i İmran: 144] 425

'Kim böyle iki ökçesi üzerinde ardına dönerse, elbette ki Allah'a hiçbir şeyle zarar vermiş olmaz! Allah şükür ve sebat edenlere mükâfat verecektir' [Âl-i İmran: 144] buyurmuştur." 426

Cemaat, Hazret-i Ebu Bekir'den dinledikleri âyetlerden sonra, Peygamberimiz aleyhisselamın Vefât ettiğine artık iyice kanaat getirdiler. 427

Bu âyetler okununcaya kadar, Müslümanlardan birçokları onların nazil olduğunu bilmiyor gibiydiler. 428

Hazret-i Ebu Bekir, Hazret-i Ömer'e:

" Ey Ömer! Yoksa dininde kuşkun mu var?!

Yüce Allah'ın 'Ey Resûlüm! Muhakkak ki sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir! ' buyurduğunu işitmedin mi?" dediği zaman, Hazret-i Ömer

" Vallahi o günümden önce o âyetleri sanki hiç işitmemiş gibiydim! 429

Onları Ebu Bekir'den dinler dinlemez, dizlerimin bağı çözüldü, yere çöktüm.

Artık iyice kanaat getirdim ki, Peygamber aleyhisselam Vefât etmiştir! " dedi. 430

Peygamberimiz aleyhisselamın üzerine eğilip alnından öptü ve ağladı. 431

Hazret-i Ebu Bekir konuşmasını şöyle sürdürdü:

" Yüce Allah, Muhammed aleyhisselamı, Allah'ın dinini ayakta durduracak, Allah'ın emrini açıklayıp hâkim kılacak, tebliğ vazifesini yerine getirecek ve Allah yolunda savaşacak kadar ömür verip yaşattıktan sonra Vefât ettirmiştir!

Resûlullah aleyhisselam sizi açık delilden sonra şekavet üzerine helak olanlardan başkası helak olmayacak bir yol üzerinde bırakmıştır.

Ey insanlar! Allah'tan korkunuz! Dininize sımsıkı sarılınız! Rabbinize mütevekkil olunuz!

Allah'ın dini (İslâmiyet) yaşayacaktır!

Allah'ın Kelimesi tamamlanmıştır!

Allah, dinine yardım edenlerin ve dinini üstün tutanların yardımcısıdır!

Aramızda Allah'ın Kitabı bulunmaktadır!

O bir nurdur ve şifadır!

Allah Muhammed aleyhisselamı doğru yola onunla iletmiştir!

Allah'ın helâl ve haram kıldığı şeyler onun içindedir!

Vallahi, Allah'ın yaratıkları içinden bize sataşacak olanlarından kaygılanmayız!

Bundan sonra, Allah'ın sıyrılmış kılıçlarını ellerimizden bırakmayacak; Resûlullah aleyhisselamın yanında savaştığımız gibi, bize aykırı davrananlarla savaşacağız!

İsyan eden, başkaldıranlar, ancak kendilerine yazık ederier! " 432

-------------------------------------

417. Zührî, Megâzî, s. 134, Abdurrezzak, Musannef, c. 5, s. 436, İbn Sa'd, c. 2, s. 268.

418. Beyhaki, Delâilü'n-nübüvve, c. 7, s. 218.

419. Zührî, s. 134, Abdurrezzak, c. 5, s. 436 437, İbn Sa'd, c. 2, s. 268, Beyhakî, c. 7, s. 215-216.

420. Ebu Hanîfe, Müsned, s. 36, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 563.

421. İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 266.

422. Zührî, Megâzî, s. 134- Ebu Hanîfe, s. 36, Abdurrezzak, Musannef, c. 5, s. 437, İbn Sa’d, c. 2, s. 268, Buhârî, Sahîh, c. 4, s. 194, Belâzurî, c. 1, s. 566.

423. İbn Sa'd, c. 2, s. 266.

424. Zührî, s. 134, Abdurrezzak, c. 5, s. 437, İbn Sa'd, c. 2, s. 268, Buhârî, c. 4, s. 494, Belâzurî, c. 1, s. 566.

425. Ebu Hanîfe, s. 36, Zührî, s. 135, Abdurrezzak, c. 5, s. 437, İbn Sa'd, c. 2, s. 268-269, Belâzurî, c. 1, s. 586.

426. Ebu Hanîfe, s. 36, Zührî, s. 134-135, Abdurrezzak, c. 5, s. 437, İbn Sa'd, c. 2, s. 268, Buhârî, c. 4, s. 194, Belâzurî, c. 1 , s. 566.

427. Zührî, s. 135, Abdurrezzak, c. 5, s. 437, İbn Sa'd, c. 2, s. 268.

428. İbn Sa'd, c. 2, s. 268, Belâzurî, c. 1, s. 566.

429. Belâzurî, c. 1, s. 566.

430. Zührî, Megâzî, s. 135, Abdurrezzak, Musannef, c. 5, s. 437, İbn Sa'd, Tabakât, c. 2, s. 268.

431. Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 566.

432. Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 7, s. 218, Ebu'l-Fidâ, el-Bidâye, c. 5, s. 243.