Sünnet, lügatta yol demektir." Sünnetullah" terkibi Yüce Allah'ın hüküm, emir ve nehiylehni ifade eder. 89

Şeriat dilinde sünnet, Peygamberimiz aleyhisselamdan sâdır olan sözler (hadisler), işler ve takrirler (tasvibler) demektir.

Peygamberimiz aleyhisselamın ibadet maksadıyla farz ve vacib olmayarak işlemeye devam ve nadiren terk ettiği şeylere sünnetü'l-hüdâ, sünnet-i müekkede denir ki; ezan, kamet, beş vakit namazın sünnetleri, mazmaza, istinşak... gibi dini tamamlayıcı nitelikte olan sünnetler olup, onları terketmek mekruh ve günahtır.

Münferidin ezan okuması, misvak tutunmak, namaz içinde ve dışında bazı müstehab fiiller ile, Peygamberimiz aleyhisselamın yemek, içmek, oturup kalkmak, giyinip kuşanmak... gibi sünnetlerine de zevâid sünnetleri denir.

Bunları işlemekte sevap bulunmakla beraber, terketmekte kerahet ve günah yoktur. 90

Peygamberimiz Aleyhi sselam, bir hutbesinde " Sünnetlerin hayırlısı, Muhammed'in sünnetleridir" buyurduğu gibi; âdet niteliğindeki sünnetlerinin de Rabbânîliğini " Beni Rabbim terbiye edip yetiştirdi ve güzel terbiye edip yetiştirdi" diye açıklayarak, onların da ömek tutulması gerekeceğini işaret buyurmuştur. 91

-------------------------------------

89. Firuzâbâdi, c. 4, s. 239.

90. Seyyid Şerif, Ta'rifât, s. 82-83.

91. Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 1016, Beyhakî’den naklen İbn Kayyım, Zâdu'l-mead, c. 3, s. 9, Ebu'l-Fidâ, Sîre, c. 4, s. 24, İbn Hamia, el-Beyân, c. 1, s. 165.